Free Web Site - Free Web Space and Site Hosting - Web Hosting - Internet Store and Ecommerce Solution Provider - High Speed Internet
Search the Web


Elek  Baskı  Teknikleri  İPEK BASKI ( Serigrafi - Şablon baskı )


www.resimogretmeni.cjb.net / Serigrafi ve Şablon baskı adlarıyla da anılan bu teknik Çin’de ve Japonya’da yüzyıllar önce kumaşlara baskı yapmak için kullanılmıştır. Bir çerçeveye ipek, sentetik iplik veya bronz telden ince bir dokuma gerilerek elde edilen eleğin basılmayacak yeri kapatılır. Oluşan kalıp kağıt üzerine oturtulur ve eleğin içine konan baskı boyasının sıyrılarak alttaki kağıda geçmesiyle baskı elde edilir. Kalıbın dokuması üzerine uygulanan kapatma açık bırakma işlemleri için çeşitli malzeme ve yardımcı tekniklerden yararlanılır. 1- Kesme, oyma şablonları kağıttan ve çeşitli yapışkan düz tabakalardan 3 renk hazırlanır. Eleğin dokumasına ütü veya yapışkanla yapıştırılır. 2- Resim eleğin dokunması üzerine yağlı kalem ve mürekkeple (litografi ve mürekkeb) resmedilir. Sonra eleğin yüzü kolloidal eriyikle (jelatin, kitre, arap zamkı) kapatılır. Kurutulduktan sonra yağlı kalem ve mürekkep işleri benzinle silinir. Basacak yerler açılmış ve kalıp baskıya hazırlanmış olur. 3- Işığa duyarlı maddeler kollidol eriyik durumunda, eleğe sürülür ve kurutulur. Işığa duyarlı haldeyken üzerine saydam folyolar üzerine çizilmiş ve boyanmış resimler ışık yardımı ile kopya edilir. Resim olan yerler ışıktan etkilenmez. Diğer yerlerden geçen ışık duyarlı tabakayı sertleştirir. Sertleşmeyen yerler yıkanarak açılır ve kalıp kurutularak baskıya hazır hale gelir. 4- Resmin siyah beyaz değerleri fotografik yolla filme geçirilir. Bu yolla özgün resmin her rengi için ayrı film çekilebilir. Bu filmlerdeki resim izleri ışığa duyarlı maddeler yardımıyla eleğe geçirilir. Bu teknikten daha çok benzer baskılar (reprodüksiyon) yapmak için yararlanılır. Sanatçı özgün resim yaratılması aşamalarında bu teknikten yararlanılabilir. 1850 yılında Lyon kentinde ipekli kumaşa renkli süslemelerin “Lyon Emprimeleri” basmak için kullanılmıştır. I. Dünya savaşında bu teknik Amerika’da kullanılmıştır. II. Dünya savaşı sırasında elek baskı özgün baskı arasında yer almıştır. Hans Arpjoseph Albers, Willi Baumeister, Viktor Vasarelly, Jahson Jackson Polloc, Robert Rauschenberg, Andy Warbol gibi ünlü ressamlar bu alanda birçok baskı yapan sanatçılardır.

TÜRKİYE’DE İPEK BASKI

1950’den sonra ekonomideki sistem değişikliği ile oluşan serbest piyasa anlayışı olan büyük hareketlilik kazandırdı. Reklam, tanıtım, grafik tasarım, ambalaj gibi gereksinimleri ipek baskıdan yararlanıldı. İşaret levhalarını binlerce kez basıp yayma amacı için kullanıldı. Reklam ve tabela atölyelerinin ayrıcalıklı tekniği haline geldi. Sanatsal çalışma alanında Avrupa’ya koşut bir gelişme gösterdiği söylenemez. 1950'’erde bazı sanatçımızca merak ve deneme isteği ile ele alınmasına resim üretiminde kullanılmasına rağmen üzerinde yeterince durulmadığı bazı sanat kurumlarında ilgilenildi ise de basit denemelerden ileri gitmediği görülür. Sözü edilen dönemler genel olarak resim dersince yağlıboya resmin akla geldiği, öteki resim tekniklerinin ve baskı resim teknikleri ile resmin üretimini pek makul sayılmadığı yıllardır. Bu nedenle ipekbaskı resmin ilgi çekmediği ve sanatçıların da ilgilenmediği söylenebilir. İpekbaskıyı resim alanında ilk kullanan sanatçılarımızdan ikisi Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu’dur. ipekbaskının bir sanat üretim yolu olması, Güzel Sanatlar eğitimi veren kurumlarda ders olarak verilmesi ve incelenip irdelenmesi 1970’lerden sonra oluşmuştur. Bu gelişmede önce İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsünde, Güzel Sanatlar Akademisinde ipekbaskıyı birçok ressama çalışma olanağı sağlayan Prof. Süleyman Saim Tekcan’ın payı büyüktür. Bugün sanat ortamımızın en özel sanat yeri olan Çamlıca Sanatevi örnektir. Elif Naci, Cihat Burak, Devrim Erbil, Burhan Doğansoy gibi ünlü pentür ustaları ipekbaskı ile resim üretmeleri bu atölyeler sayesinde olmuştur. Sanatsal serigrafi adlı yazısında Şükrü Aysan “ayrıcı nitelikleri ile sanatsal gereksinimlere yanıt veren, yeni plastik düşünceler esinleyen serigrafinin ülkemizde resim sanatı eğitimi bağlamında öğretimine Güzel Sanatlar Akademisinde 1981-1982 öğretim yılında başlamıştır” demesine rağmen bu eğitimin 1970’li yıllarda İstanbul Eğitim Enstitüsünde 1980’lerde Gazi Eğitim Enst. Resim Bölümünde okutulmaya başlamıştır. Bugün serigrafi yöntemi Güzel Sanatlar eğitimi veren birçok kurumda yapılmaktadır. Beş on yıl önce resim yarışmaları ve sergilerinde ipekbaskı pek sık görülmüyordu. Bugün ise önemli bir yer tutmaktadır. Sanatçılarımızdan bazıları şöyle sıralayabiliriz: Bedri Rahmi, Eren Eyüboğlu, S. S. Tekcan, Nevide Gökaydın, Elif Naci, Cihat Burak, Devrim Erbil, Burhan Uygur, Yılmaz Aysan, Şükran Pekmezci, Gül Derman, Şenol Yorozlu, Zahit Büyükişleyen, Hasan Pekmezci, Kadri Özayten, Zeki Fındıkoğlu, Mehmet Özer, Basri Erdem, İbrahim Çiftçioğlu, H. Talat Cengiz, Devabil Kara, H. Yakup Öztuna, Hasan Rıza Cerrah, Fevzi Karakoç.

İngilizce: Silk Screen-Silk Sicreen process, Fransızca: Serigraphie (Serigrafi), Almanca: Siebdruck'tur. Serigrafi ise uluslar arası baskı ortamında bu yöntemin genel adıdır. Bizim dilimizde ise ticari ad olarak "Serigrafi", Sanatsal ad olarak "İpek baskı"dır.

Serigrafi (Şablon-İpek-Elek Baskı) Nedir?

"Özel dokulu ipekli bir kumaş kullanarak Özgün baskılar yapma işlemi ve tekniği." "Stentil veya elek baskı da denir. İpek elek üzerine baskı şablonu hazırlanır. Eleğin kapatılmamış kısımlarından geçen mürekkep, baskı altı malzemesi üzerine transfer olur."

"Kalıpta baskı yapma metodu: Serigrafi, ıstampa ile benzerliği vardır. Kare gözenekli bir kumaş üzerine (ipek, naylon kumaş veya madeni örgü) basılacak resme karşılık düşen gözenekler açık bırakılır. Geri kalan kısım yapışkan bir madde ile kapatılır. Bu şekilde hazırlanan kalıp süslenecek nesneye uygulanır. Kalıp içine konan boya kauçuk bir tarakla yayılarak, nesne üzerine geçirilir. Kullanılan en uygun metot budur. Kalıbın hazırlanması son derece çeşitlidir. Kaş yapıştırma, fırça ile kapatma, jelatin uygulama yolları kullanılır. Baskı tekniği çok basittir, herhangi bir destek üzerine (kağıt, maden, plastik, fayans, cam, kumaş) mürekkep veya özel boyalarla tek ve çok renkli baskı uygulanabilir, mürekkepleme ve baskıyı otomatik olarak yapan makineler vardır. Serigrafi metodu kumaş üzerine yapılan baskılardan çok kullanılır. Önce bir el işi olan serigrafi, yarı sanayii bir baskı usulü haline gelerek büyük baskı metotları arasına girmiş önemli bir yer tutmayı başarmıştır." Serigrafi baskıda kullanılan ipekler çerçeveye gerilen ve üzerinde görüntüyü taşıyan dokumalardır. Eskiden saf ipek kullanılırdı. Günümüz serigrafisinde ise, organze, polyester, naylon ve metal dokumalarda yapılmaktadır. İpek bez 1 cm2'ye düşen iplik sayısına göre adlandırılır. Küçük numaralı ipeklerde delikler büyük, büyük numaralı ipeklerde ise küçük olur.Serigrafi tekniğinde kalın ve örtücü mürekkepler kullanıldığı için metal, cam, seramik, tahta, plastik kumaş mukavva ve kağıt gibi değişik yüzeyler üzerine yapılabilir ve oldukça net sonuçlar alınır. Bu özelliğinden dolayı afişlerin ve duvar kağıtlarının üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ayrıca "çok yönlü kullanımı nedeniyle baskı endüstrisinde önemli yer edinmiştir. Özellikle geniş ve parlak, renk yüzeylerine sahip afişlerin basımında serigrafi en iyi seçenektir."

1960 Öncesi

Serigrafi baskının ilk kez nerede ve nasıl uygulandığını tam olarak bilmek olanaksızdır. Çünkü; diğer baskı çeşitleri gibi insanlığın ilk çağlarına kadar uzanır. "Hawai ve Fuji adalarının ilk sakinlerinin bitki liflerinden yaptıkları örmelerin süslemeleri gibi tarihi buluntuları örnek olarak gösterilir. Arzu duyulan baskı desenleri muz yapraklarından kesilerek elde edilmiş şablona toprak boya maddesi dökülerek baskıların yapıldığı ortaya çıkmıştır."Kağıt, karton, deri, plastik metal levha vb. yüzeyleri keserek, oyarak yapılan şekillendirmelere şablon ve bu şablonların üzerinden boya geçirmek suretiyle yapılan baskılara da şablon baskı denir.Yüzyıllar önce Çin'de ve Japonya'da kumaşlara baskı yapmakta şablon tekniği kullanılmıştır.Şablon tekniğiyle yine Japonlarda, Çinlilerde, Eski Mısırlılar ve Romalılarda bin yıl kadar öncesine dayanan duvar, yer, tavan süslemeleri ile çömlekçilikte ve dokuma bezlerinde yapılan baskı tekniğini gösteren kanıtların varlığından bahsedilebilir.

Orta çağda oyun kartları basımında kullanıldı. 16. asırda dini resimleri çoğaltmada ve el yazması kitapları süslemede, 17. asırda yaygın olarak duvar kağıdı basımında kullanıldı.1914'de ise Amerika'da John Pilsward çok renkli ipek baskıyı gerçekleştirmiştir. Bu yöntem yaygın şekilde sergi salonları ve dükkan tabelalarında uygulanmaya başlanmıştır.Şablon baskı tekniği ile detaya inmeden yapılan çalışmalarda sonuç alınabilirken detaylı çalışmalarda bu çok zordur. Şablonun başarısı, tasarlanıp kesilen ve oyulan işin üzerinden boya geçtikten sonra istenen yüzeyde bıraktığı görüntüdeki başarıya bağlıdır.Bu alanda yazılmış en eski kitaplardan biri olan 1936(ABD) basımlı Silk Screen Process Production'da "Çin Seddi Devrinin Çinlileri ve Pramitler Devrinin Mısırlıları baskı kalıplarını; eşyalar, kumaşlar üzerine baskıda ve binalarının iç ve dış yüzeylerini süslemede kullandılar" denmektedir.Şablon baskı yapılırken boya geçecek alanların kesimi sırasında parçaların kopmasını, dökülmesini önleyecek köprülerin bırakılmasına gerek vardır. Bu köprücükler karmaşık şekillerde, şeklin özelliğinin bozulmasına neden olabilir.İşte "bu soruna Japonlar (yüzyıllar önce) iyi bir çözüm bularak" bir bakıma bugünkü (bir çerçeveye gerilen ipek-naylon-polyester) eleklerle yapılan baskının ilk örneklerini oluşturdular.Japonya'da önceleri insan saçından yararlanarak yapılan  şablon baskı yerini daha  sonra saf ipek dokumalı eleklerin alması ile teknik kolaylaşmıştır. İpek baskı da adını ipek dokumalardan almıştır.Teknikteki bu tür değişmeler ve gelişmeler serigrafinin değişik adlarla anılmasına neden olmuştur.

"Sergrafi baskının endüstrileşmesinde ilk bulguları 17.'nci yüzyılda görüyoruz. Öncü çalışmalar İngiltere'de ve sonunda Amerika ve nihayet Avrupa'da görülür.İlk serigrafi şablon İngiltere'de 1907'de "Samuel Simon" tarafından alınmış sanayii serigrafi makine patentinin ise Amerikalı "Johl Pılsworth" tarafından alındığını görmekteyiz.

 Amerikalılar saatte 1500 adet baskı yapabilen serigrafi baskı makinesi geliştirdiler, fakat enteresan tarafı, bu tip makineler çok lüks diye satış pazarı bulamadılar ve deney yapılmak üzere serigrafçılara kiralamak zorunda kaldılar. İleriki yıllarda ilk serigraf baskı şirketi 1918 yılında  "Edvard A. Owens" tarafından Londra'da kuruldu. Serigrafi baskı sistemi ile ilk tekstil makinesi 1924 yılında "Joseph J. Adajian" tarafından imal edildi. Şablon ipeğine ilk fosfor bronz metali ile örtülmüş baskı ipeğinin patenti 1920 yılında "Dr. Engelmann Sidney" tarafından Amerika'dan alınmıştır.İpek baskı Amerika'da ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde 1930'lara kadar sınırlı olarak ticari ve tekstil bezeme amaçlı çalışmalar için kullanıldı. Geniş kesimlerce çok amaçlı olarak kullanılmaya başlanması 1930'lardan sonra görüldü.

"1930 Dünya ekonomik krizi sırasında durgun haldeki Amerikan Piyasasını harekete geçirmek için yaygın ve etkin bir reklam, tanıtım ve propağanda hareketine gerek duyuldu. Bu amaçla içinde ipek baskı üniteleri bulunan WPA baskı Sanatları Projesi oluşturuldu. Bu proje çalışmaları ile iki yıl içinde kendini kabul ettirdi. New York şehri WPA içindeki ipek baskı bölümü ayrıldı. Bölüm Antony Welonis başkanlığında ve onun önayak  olması ile teknik ve estetik başarılar kazandı.

Serigrafi-ipek baskı ile ilk bilimsel eser yine Antony Welonis tarafından 1930'larda yazıldı."WPA (Works Progress Administration) İş Geliştirme Dairesinin baskı işlerine ve tasarımlarına gösterdiği ilgi baskıya ve baskı atölyelerine olan yönelimi artırdı.  Ayrıca savaş yıllarında sığınmış göçmen sanatçıların bir arada bulunduğu New York'ta başlayan kaynaşma Amerikan sanatının her boyutuna taştı. İngiliz Hayter, Arjantinli Lasansky, Macar Peterdi atölyeler açtılar. Öğretmenlik yaptılar, bu konuda yazdılar ve işi kolaylaştırdılar."Baskı çeşitleri ve baskının ürünleri ucuz olmasından dolayı resim ve heykelden daha geniş bir izleyici kitlesine sesleniyordu. Baskıların taşınması ve sergilenmesi de çok kolaydı.Philadelphia Sanat Müzesi baskılarından sorumlu baskı bölümü müdürü Carl Zigrosser tarafından serigrafi adı verilen ipek baskının Birleşik Devletlerinin her yanına yayılması ve gelişmesi için pek çok insan bireysel ve örgütler halinde çalışmalar yaptılar. Antony Welonis, Guy Maccoy, Elisabeth Olds ve daha pek çok sanatçı bu alanın önderleri oldular."Böylece sadece tüketim reklamlarının gereksinimi olarak başlayan bu hareket, sanat ortamının da bir yöntemi olmaya başladı.Yine bu yöntem Amerika'da günümüze kadar bir sanat hareketi olarak Roy Linchtenstein, Andy Warhol, Robert Rouschenberg, Tom

Wesselman vb. dünyaca ünlü sanatçılarca resim üretiminde kullanıldı. İpek baskı ile ürün veren sanatçılar arasında Leper, Hans Arp, Mortenscu Wasarely sayılabilir.1950 yıllarında baskı alanındaki büyük gelişmeleri, baskı alanında uzman olan sanatçılar yürüttüler. Bu kişiler sadece sanatçı değil, bu mesleğin yayılmasını sağlayan öğretmen ve örgütleyicilerdi.

"İpek baskı-serigrafi Amerika'da bu gelişmeleri yaşarken Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde de paralel bir gelişme ile hem işlevsel amaçlı üretimlerde hem de sanatçılarca sanatsal çalışmalarda kullanılmaya başlanmıştı. Örneğin I. Dünya Savaşından hemen sonra İngiltere'de Francis Carr tekniğine yeni katkılar getirdi. Alman sanatçı Fritz Winter'in de içinde bulunduğu sanatçılarca bu yenilikler paralelinde baskılar üretildi.  "Fransa'da 1947'de Matisse'nin Jazz adlı kitabında renkli ipek baskılar kullanıldı."Geniş ve cesur renk alanları ile Hans Arp,   Mortenscu, Wasarely" ve leper ipek baskı yöntemi ile ürünler veren sanatçılardan bazılarıdır.Fernand Leper (1881-1955) Argenton, Normandy'de doğmuştur. 1909'da kübistlerle birleşmiştir. 1955'te Sao Paulo bienalinde büyük ödülü kazanmıştır.Roschenber'in çalışmaları gündelik yaşamın gerçekliğinden arınmış nesnelerin ve resimsel olarak işlenmiş yüzeylerin bir karışımıdır Yine Rouschenberg'in yapıtların içine kent yaşantısından giren imgelerin kurgulanmış olduğu da görülmektedir.

"İpek baskı alman grafik ve baskı resim sanatında öteki Avrupa ülkelerine göre daha büyük bir gelişme gösterir. Alman grafik sanatlarını temsilen yurt dışında açılan sergilerde eserlerin çoğunluğunun ipek baskı resimlerin oluşturduğu görülür. 1974 yılında "Almanya Federal Cumhuriyetindeki çağdaş grafik sanatını düzenli bir sergi dizisi biçiminde kuşbakışı yansıtmayı amaçlayan bir serginin katalogundaki tanıtım yazısında ipek baskının Alman baskı sanatı içindeki yerini ve önemini somut olarak görmek mümkündür.""Günümüzde sanatsal baskı (grafik) pazarının yüzde yetmişi elek baskılardan oluştuğuna göre sergimizde ağırlığın bu tekniğe kaymış olması Alman grafik pazarının gerçeklerini yansıtmaktadır. Böylesine geniş ve yoğun bir yayılımı olmasına karşın ipek baskı birçok tutucu grafik severin gözünde ... katıksız bir çoğalma tekniği sayılmakta, ağaç baskı, gravür, bakır baskı ya da taş baskı gibi klasik grafik teknikleri ile bir düzeyde sayılmaya değer görülmemektedir. Ama grafik teknikleri tarihinde her tekniğin önce sanatsal iddiası olmayan bir ikiletme (röprodüksiyon tekniği olarak başlaması ve var olan resimler ile siyasal, dinsel, genel ahlaksal görüşleri yaymada kullanılması bir yasa görünümündedir. Çünkü başlangıçta yayıncılar için sanatsal kullanımdan çok resmin çoğaltılması ve yayılması önem taşımaktadır.Almanya'da ilk önce Will Baumeister yeni renk ve biçim etkileri sağlamak amacıyla 1950'lerde Stuttgart'ta elek baskıcı Leolpold Domberger ile çalışmaya başladı. Daha önceki bütün tekniklerden başlıca ayrılığı boyaların doğrudan kağıda serilmesi, sürülmesi, böylece koyultularda incelikli ayrımlara olanak kalmasa da büyük bir renk yoğunluğu sağlanabilmesidir."

İpek baskının Will Baumeister'i etkileyen renk ve biçim etkileri yanında Fotogerçekçilik, Op  Art, Pop Art, Kavramsal sanat vb. gibi türlü anlayış ve eğilimlerin uygulanmasında sanatçılara sağladığı geniş olanaklar nedeniyle de ilgi çekmiştir.Bundan dolayı da bir çok gravürcü ve ağaç baskı sanatçılarının ipek baskıya ilgi duyduğu görülür. Yine 1921 yılında yapılan Alman grafik sergisinde sanatçıların bir çoğunun pentürcü sanatçı olduğu görülür."Orta Avrupa'nın Grafik sanatlarda önde gelen ülkeleri olan Avusturya, Macaristan, Polonya ve Çekoslovakya'da ipek baskı oldukça önemsenen bir sanat yöntemidir. Frenc Czinke tüm baskı tekniklerini ipek baskı ile birleştirerek kullanan ünlü bir Macar sanatçısıdır. Yugoslav sanatçısı Boris Bucan'ın büyük boyutlu grafik tasarımları ipek baskı ile üretilmiş eserlerdir."İpek baskı diğer baskı teknikleri gibi önceleri sanatsal amaçlı değil röprodüksiyon, çoğaltma gibi işlevler için kullanıyordu. Daha sonraları sanatçılarca, reklam, grafik tasarım ve farklı bir resim dili oluşturmada benimsenmesi ipek baskının bienal ve trienallerde layık olduğu yerini aldığı görülmektedir. Nitekim 4. bienalde yer alan ipek baskı çeşitlerini de buna örnek olarak gösterebiliriz.

Özgün baskı resim her zaman bir iletişim aracı olmuştur. Ülkeler arası karşılıklı bilgi alışverişini sağlamış birbirlerinin deneyimlerinden faydalanmak için iyi bir yöntem olmuştur. Çünkü sanatın her yerde ortak bir dil durumunda oluşu ve sanatın her zaman, her yerde dostu olması dikkate alınarak.1999'da Türkiye'de "Gerçekle Soyutlama Arasında" adlı sergi düzenlenmiştir. "Bu sergi, Münster meslek Yüksek Okulu Tasarım Bölümü, Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Ankara Bilkent Üniversitesi, İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi, Almanya Federal Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, T.C. Berlin Büyükelçiliği ve Münster Meslek Yüksek Okulu Dostları Derneğinin ortak projesi olarak gerçekleştirilmektedir."Bu sergide iki ülkenin sanat eğitim kurumlarını, sanat eğitim sistemlerini tanımaları, karşılıklı öğrenci ve öğretim üyesi değişiminde bulunmaları için serginin çok yararlı olacağı düşünülmüştür. Münster Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi, büyük bir uluslar arası ilişkiler ağına sahiptir. Dokuz bin öğrencisiyle en büyük uygulamalı sanat üniversiteleri arasında yerini alır.1999'da yapılan bu sergideki diğer bir amaç ise Türkiye ile dostluk bağları kurmak için sanatçıların çalışmalarının ilk kez Türkiye'de sergilenmiş olmalarıdır. Sergide yer alan sanatçıların ipek baskı örneklerini bu bağlamda gösterebiliriz.

SERİGRAFİDE BASKI İŞLEMLERİ:

       İpek baskı uygulamanın her aşamasında öyle ince ayrıntılar vardır ki yeterli ve  gerekli titizlik gösterilmediğinde istenen sonucun alınması imkansızdır. Serigrafide birbirinden farklı işlemlerin ardarda sıralanması söz konusudur. Bu sıralamada meydana gelebilecek basit bir aksaklık, sonucu olumsuz hale getirilebilecektir. Bu nedenle gerekli işlem basamaklarının en ince detaylarına kadar sıralanmasında yarar vardır.

Ø      Amaca uygun bir elek - ipek seçimi,

Ø      Elek ölçülerine uygun, temiz, sağlam ve gönyeli bir çerçeve,

Ø      Eleğin – ipeğin bu çerçeveye gerektiği şekilde gerilmesi,

Ø      Germe sırasında meydana gelebilecek kirlenme ve yağlanmaya karşı deterjanlı su ile yıkanması, (Kirlenme ve el değmelerinden meydana gelebilecek yağlanma ve ıslaklık eleğe sürülecek emülsiyona benzer )

Ø      Gerekli miktar kadar alınan emülsiyonun 1/10 oranında hassalaştırıcı ile iyice karıştırılması, bu karışımın en geç 3-4 saat içerisinde kullanılması,

Ø      Emülsiyonun az ışıklı bir ortamda çok ince bir film tabakası oluşturacak şekilde tüm elek yüzeyine düzgün bir gönye ya da cetvel yardımıyla sıyrılarak sürülmesi, akma ve yığılmalara fırsat verilmesi. Gerekirse  1. İşlem kuruduktan sonra  2.kez aynı işlemin  tekrarlanması.

Ø      Tercihen kırmızı ışıklı ve karanlık bir yerde toz almayacak ve  elek kısmı herhangi  bir yere deymeyecek şekilde kurutulması. Eğer kurutma işlemi fönle yapılacaksa fön uzaktan tutulmalı ve ısı 30 0C geçmemelidir . Aksi halde elek yanabilir veya  emülsiyon özelliğini kaybedebilir .

Ø      Hem emülsiyon hem de emüsliyon sürülmüş elek 3-4 saat içinde kullanılmalı pozlandırılmalı ve yıkanmalıdır .

Ø      Resim, şekil, yazı ve motifin temiz ve istenen nitelikleri taşıyacak şekilde hazırlanması.

Ø      Pozitifin ışık masasına okuma yönünden, çalışıldığı yönden yerleştirilmesi. Eğer üsten pozlama yapılacaksa pozitifin eleğin içine yerleştirilmesi ve üzerine kalın bir cam konulması.

Ø      Pozlanmanın tercihen vakumlu poz makinelerinde yapılması, yoksa normal ışıklı poz masası kullanılırken masa camı –pozitif – elek sırasının izlenmesi. Eleğin içine sıkıştırmayı sağlamak için kalın bir keçe yerleştirilmesi. Keçenin üzerine de düzgün kenarlı ve eleğin iç ölçülerinden biraz daha küçük boyutlarda sunta konularak ağırlık oluşturulması.

Ø      Pozlama süresinin test edilerek önceden saptanması, poz saati ile ayarlanması, süre kaçırmalarını önlemek için mutlaka poz saati veya alarmlı saat kullanılması.

Ø      Pozlamadan hemen sonra basınçlı su ile eleğin içten ve dıştan her yanın yıkanması, açılması gereken

Gözeneklerin tam olarak açılması sağlanıncaya kadar yıkamaya devam edilmesi,

Ø      Yıkama sırasında elek üzerine el sürülmemesi. Gerektiğinde basınçlı su verilerek zor açılan gözeneklerin açılması.

Ø      Yıkama tamamlandıktan sonra eleğin eğik veya yatay olarak temiz bir yerde kurumaya bırakılması, eğer iş ivedi olarak yapılacaksa, birkaç dakika bekledikten sonra fön ve benzeri kurutucularla kurutulması.

Ø      Kuruyan şablonun kontrol edilerek gereken yerlerin rütuşlanması,

Ø      Serigrafi tezgahına eleğin bağlanması ve tezgahın basım için hazırlanması,

Ø      Eleğin baskı yüzeyine yapışmayacak ve sadece raglenin-sıyırgacın bastığı noktadan temas edecek şekilde yükseklik ayarının yapılması,

Ø      Üzerine baskı yapılacak maddenin kaymaması ve her baskıda aynı noktaya gelebilmesi için tespit noktalarının iyi ve sağlam ayarlanması,

Ø      Baskı tezgahının, üzerine baskı yapılacak maddelerin ve baskıların konulacağı kurutma raflarının veya kurutma masalarının birbirine yakın fakat baskı akışını engellemeyecek şekilde yerleştirilmesi,

Ø      Eleğin üzerindeki resim alanının tümünü bir harekette kavrayacak şekilde bir raglenin-sıyırgacın seçimi ve düzgünlüğünün kontrol edilmesi,

Ø      Basım sırasında eleğin kenarlarında boya sızmalarına fırsat vermemek için gerekli miktarın istenen kıvamda hazırlanması,             Baskı yüzeyinin veya üzerine baskı yapılacak maddenin baskı tezgahına – baskı düzeneklerine yerleştirilmesi.

              Çoğaltma, aynı resmin şeklin ya da yazının birden çok basılması ve her basımda aynı sonucun alınması serigrafinin – ipek baskının  temel özelliğidir. Bu özelliğin sağlanması baskı eleğinin serigrafi tezgahına ya da serigrafi düzeneklerine tutturulması, baskı yüzeyinin baskı masasına yerleştirilmesi (tespiti) ve elek yüzeyi ile madde yüzeyinin yükseklik ayarı gibi işlemlerin gerçekleştirilmesine bağlıdır.

Bir diğer önemli işlem de baskı maddesinin  tezgah üzerine ve eleğin altına yerleştirilmesidir. Baskı maddesi kağıt, karton, mukavva  vb. az yüksekliğe sahip ise tespit ona göre yapılmalıdır. Kitap, kutu, saat, kalem, sigaralık vb. gibi kübik ya da prizmatik hacimli maddeler ise yükseklik ayarı ile birlikte baskı sırasında maddenin alıp –yerleştirilmesi ile bozulmayacak dirençli bir sabitleme yapılmalıdır. Silindirik yüzeyli maddelere baskı yapılırken  özel tezgahlarının ayarlarına dikkat edilmelidir.

                Çok renkli baskılarda esas alınan köşe ve kenarın karışmasını önlemek için her baskıda baskıyı yapan en yakın sol köşe ona bağlı sağ alt kenar esas alınmalıdır. Böylece bir uygulama ile baskı yüzeyi boyutlarında meydana gelebilecek değişmeler yanlış yönde basmalara neden olmayacaktır.

BASKI İŞLEMİ

Ø      Boyanın elek üzerine resim alanının dışına gelecek şekilde ragle boyu kadar dökülmesi (resim alanına kesinlikle boya dökülmemelidir. )

Ø      Raglenin boyu ne olursa olsun iki elin bütün parmaklarınca kavranması, (çok küçük ragleler tek elle tutulabilir.)

Ø      İki elle iyice kavranan ve 70 ile 45 derece arasında bir eğimle tutulan raglenin uygun bir basınçla ve düzenli bir şekilde çekilmesi (boyanın gözeneklerden geçerek yüzey üzerinde görüntünün oluşması sağlanır. Görüntü gerektiği gibi oluşmamışsa ya boyanın az gelmesinden, ya basıncın yetersizliğinden ya da raglenin ağız yapısının düzgün olmayışından kaynaklanabilir. Ayrıca eleğin açılmaması ve yıkama yetersizliği  nedeni ile artıkların eleğin gözeneklerini kapaması baskıda olumsuzluklar yaratır. Bir başka neden pozlama süresinin çok poz verilerek geçirilmesi ve az poz vererek tam oluşmamasıdır.

Ø      Raglenin çekilmesi ve istenen sonucun alınmasından sonra eleğin kaldırılması, baskının kuruma kabına yerleştirilmesi,

Ø      Yeni baskı yüzeyinin elek altındaki tespit yerine yerleştirilmesi ve baskının sonuca kadar sürdürülmesi,

Baskı bitiminde elek üzerindeki artık boyaların boya kabına alınması, tezgah üzerine bir temizlik muşambası serilerek temizleme işleminin yapılması

Baskı Sonrası Elek Temizliği

Ø      Temizlik muşambası üzerine serilen gazete kağıtları yardımı ile eleğin yüzeyindeki atık boyaların uygun temizleyicilerle temizliği,

Ø      Elek gözeneklerinde kalabilecek en küçük bir boya kalıntısının bile eleği kullanılmaz hale getirebileceği,  bu nedenle temizliğe gereken önemin verilmesi, raglenin temizlenmesi,

Ø      Deterjanlı su ile eleğin yıkanması, emülsiyonun temizlenmesi için çamaşır suyu ya  da serisil78’in eleğin iç ve dış yüzeyine fırça ile sürülmesi, 10-15 dakika bekletildikten sonra tazyikli su ile iyice yıkanması,

Ø      Emülsiyon temizliği yapılan eleğin kontrol edilmesi, kalmış olabilecek lekelerin selülozik tinerle ya da seripak 79 gölge silici ile çıkarılması ve eleğin yeni bir iş için hazır hale getirilmesi. 

SERİGRAFİ BOYALARININ KURUMASI 

 "Serigrafide kullanılan boyalar farklı kuruma sürelerine sahiptir. Bu süreler boyaların yapılarına, baskı ortamının ısı durumuna ve basılan yüzeyin yapısına göre farklılıklar gösterir. Selülozik yapılı boyalar çift bileşikli –çift karışımlı boyalar  ve tekstil boyaları çok çabuk kuruyan boyalardır. Çabuk kurumayı önlemek için bazı boyaların içine geciktiriciler katılır. Sentetik boyalar genellikle geç kuruyan boyalardır. Özellikle matbaa boyalarında kurumayı hızlandırmak için kurutucu solventlere (kurutucu eriyiklere )ihtiyaç duyulur. Sentetik boyaların mat yapıları da çabuk kuruyan boyalar grubuna alınabilir. Boyaların kuruma süreleri ne olursa olsun toz emen, toz kapan bir özelliğe sahiptirler. Bu nedenle baskı mekanlarının temizliği yönünden kurutma raflarına ve kurutma düzeneklerine hem temizlik hem de derli toplu olma açısından önem vermek gerekir. Kurutma düzenlerinin bir diğer görevi de boyaların baskı yüzeyinde kendi özelliklerine göre tam olarak kurumalarını sağlamak, birbirine yapışma, sürtünme, çizilme gibi olumsuzluklara uğramalarını önlemektir."

 


Ayrıntılı bilgi için E-Posta adresim: ibrahimkayabey@mynet.com