|
|||||||
|
|
|
|||||
|
|
|||||||

FANTEZİ SANAT
www.resimogretmeni.cjb.net /
Düşe, doğaüstüye, büyüye ya da kurgubilime başvurarak gerçeği hiçe sayan sanat.
İnsanın başlangıçtaki doğal gece korkusunun yerini, zamanla, gündüzden sonra
gelen, insanın kötülükle mir tuttuğu ve ölümünden sonra kurtuluşa erişemediğinde
gömüleceğini düşündüğü gece gibi, her çeşit geceden korkma duygusu aldı. Temel
olarak, bu biçimde açıklanabilecek, daha da güçlenmiş ve büyüye karışmış bu
korkunun doğurduğu akıldışı imgelerin çevresinde, bazı sanat yapıtlarındaki
fantastik öz düşüncesi gelişmiş oldu.
Bu bağlamda, fantastik sanatın, farklı bir sanat kategorisi olarak, çok yakın
bir geçmişte, akılcılığın, aynı yapıda bir öz içinde tekmiş gibi kabul edilen
bir algılar dünyası ile algılar üstü bir evren arasında kopukluk yaratmasından
sonra doğduğunu görmek anlamlı bir olgudur. Söz konusu kopukluğun, günümüzde
fantastik sanata yönelik, haklı ya da haksız değerlendirmeleri anlayabilmek için
üstünde durulması gereken bir nokta olduğu söylenebilir.
Fantastik resimlerde (özellikle, XVI. yyda Altdorfer, Cranach, Grünewald,
Baldung-Grien ya da Dürer gibi Germen kültürüne bağlı ressamların yapıtlarında)
sık sık işlenen, gölgenin ışığa, bilinmeyenin tanımlanabilire egemen olduğu
orman teması, yalnızca gün ışığının girmesine karşı direnen karanlık bir köşenin
gerçekliğin yarattığı büyük korkuları değil, gece denen karanlık kuyunun insanı
hiç terk etmeyişini de en iyi anlatan bir eğretileme olarak görünür.
Fantastik sanatın en canlı dönemlerinin Ortaçağın bitimine, Rönesans'ın
sonlarına, barok döneme, XVIII. yy. sonu ile romantizm arasına rastladığı Batı
dünyasında, ne zaman şeytan konusu açılsa, söz dolaylı olarak, şeytanın prens
olduğu koyu karanlıklara getirilir.
Ayrıntılı bilgi için E-Posta adresim: ibrahimkayabey@mynet.com